belt
A1A2B1B2C1C2
/bɛlt/
/bɛlt/
-
1
(bir şeye) sert vurmak, (birine bir tane) patlatmak Informal
To strike a person or thing with great force.
-
He belted the ball over the fence and out of the park.Topa öyle sert vurdu ki top çitin üzerinden parkın dışına uçtu.
-
My little brother belted me with a pillow and ran off laughing.Küçük kardeşim bana yastıkla bir tane patlattı ve gülerek kaçtı.
-
-
2
son sürat gitmek, hızla koşmak Informal
To go somewhere at great speed.
-
We belted along the empty coast road with the windows down.Camlar açık, boş sahil yolunda son sürat gittik.
-
The children came belting down the stairs to open their presents.Çocuklar hediyelerini açmak için merdivenlerden hızla koşarak indi.
-
-
3
(giysinin) kemerini bağlamak, kemerle sıkmak
To fasten a belt around something, such as a coat or a dress.
-
She belted her raincoat tightly against the cold wind.Soğuk rüzgâra karşı yağmurluğunun kemerini sıkıca bağladı.
-
The dress is a little loose, so I belt it at the waist.Elbise biraz bol olduğu için belinden kemerle sıkıyorum.
-
Verb Forms Regular
Base
belt
/bɛlt/
Past
belted
/bɛltɪd/
Participle
belted
/bɛltɪd/
Spelling rule
Add ‑edbelt → belted
Fiilin sonuna -ed eklenir.
Same rule: work → worked · want → wanted · help → helped
Pronunciation of -ed
/t/worked
/d/played
/ɪd/wanted
Fiil /t/ sesiyle bittiği için -ed ayrı bir hece olur ve /ɪd/ okunur. belted /bɛltɪd/
Synonyms
Collocations
belt the ballbelt someonebelt alongbelt down the roadcome belting down the stairsbelt a coatbelt out a songbelt up
Phrases 25
See all- belt and suspendersidiomçifte önlem, çifte güvence
- belt bagn.bel çantası
- belt blankn.ham kemer şeridi, kemer şeridi
- belt loadern.bant yükleyici, konveyör bantlı yükleyici
- beltn.kemer, kuşak
- black beltn.siyah kuşak, siyah kuşak sahibi
- blue beltn.mavi kuşak, deniz koruma kuşağı
- conveyor beltn.konveyör bant
- dip beltn.dip kemeri, ağırlık askı kemeri
- fasten seat belt signn.emniyet kemeri takınız işareti, kemer ikaz ışığı
- fasten your seat beltexpr.emniyet kemerinizi bağlayın
- get under one's beltidiomtecrübe kazanmak, (bir şeyi) hanesine yazdırmak
- green beltn.yeşil kuşak, kent çevresindeki yeşil kuşak
- have under one's beltidiomtecrübeye sahip olmak, (deneyimi) hanesine yazdırmış olmak