be at risk of something
A1A2B1B2C1C2
/bi ət rɪsk əv ˈsʌmθɪŋ/
/biː ət rɪsk əv ˈsʌmθɪŋ/
- 1 bir şey riski altında olmak
Definition (English)
To be in a situation where something bad could easily happen to you.
Example Sentences
-
Children from low-income families are more at risk of leaving school without any qualifications.Düşük gelirli ailelerin çocukları, okulu hiçbir diploma almadan bırakma riski altında daha fazla bulunuyor.
-
If you smoke and rarely exercise, you are at risk of developing serious heart problems later in life.Sigara içiyor ve nadiren egzersiz yapıyorsanız, ileride ciddi kalp sorunları yaşama riski altındasınız.
Phrases 45
See all- riskv.riske atmak
- riskn.risk, tehlike
- risk acceptancen.risk kabulü
- risk analysisn.risk analizi, risk değerlendirmesi
- risk appetiten.risk iştahı
- risk assessmentn.risk değerlendirmesi, risk analizi
- risk avoidancen.riskten kaçınma, riskten sakınma
- risk benefit assessmentn.risk-fayda analizi, risk-fayda değerlendirmesi
- risk committeen.risk komitesi, risk değerlendirme komitesi
- risk culturen.risk kültürü
- risk graden.risk derecesi, risk sınıfı
- risk managementn.risk yönetimi
- risk matrixn.risk matrisi
- risk mitigationn.risk azaltma, riskleri hafifletme