back
A1A2B1B2C1C2
/bæk/
/bæk/
-
1
arka
At or near the back of something.
-
The back door was open all night.Arka kapı bütün gece açıktı.
-
Please check the back seats before you leave the car.Arabadan inmeden önce lütfen arka koltukları kontrol edin.
-
-
2
eski, birikmiş (borç, maaş)
From an earlier time, or owed from an earlier time.
-
The library keeps back issues of the magazine.Kütüphane derginin eski sayılarını saklıyor.
-
The workers finally received their back pay.İşçiler sonunda birikmiş maaşlarını aldı.
-
-
3
ara (yol, sokak), tenha
Away from the main roads or the centre of a town.
-
We took the back roads to avoid the traffic.Trafiğe takılmamak için ara yollardan gittik.
-
The hotel is in a quiet back street near the market.Otel, çarşının yakınında sessiz bir ara sokakta.
-
Synonyms
Antonyms
Collocations
back doorback seatback gardenback rowback streetback roadback issueback payback teeth
Phrases 59
See all- back and forthexpr.ileri geri, bir oraya bir buraya
- back copyn.eski sayı
- back coursen.arka rota, ters rota
- back downphr.v.geri adım atmak, (iddiasından/talebinden) vazgeçmek
- back gamen.geri oyun
- back in serviceexpr.yeniden hizmette, yeniden çalışır durumda
- back in stockexpr.yeniden stokta
- back in the dayexpr.eskiden, o eski güzel günlerde
- back levern.back lever (duruşu), arka lever
- back loadv.(kaloriyi) günün sonuna bırakmak
- back of clockidiomgece yarısından sabaha kadar süren görev, gece görevi
- back offphr.v.geri çekilmek, uzak durmak
- back officen.destek birimleri, idari işler
- back outphr.v.caymak, vazgeçmek