back
A1A2B1B2C1C2
/bæk/
/bæk/
-
1
geri, eski yerine
To or into the place, state or condition that someone or something was in before.
-
Please put the book back on the shelf.Lütfen kitabı rafa geri koy.
-
I'll be back in ten minutes.On dakika içinde geri dönerim.
-
-
2
arkaya, geriye doğru
Away from the front, or in the direction behind you.
-
Please stand back from the edge of the platform.Lütfen peronun kenarından geri çekilin.
-
She looked back to see if anyone was following her.Biri onu takip ediyor mu diye arkaya baktı.
-
-
3
karşılık olarak, cevap olarak
In return, or as a reply to something.
-
She smiled back at him across the room.Odanın öbür ucundan ona gülümseyerek karşılık verdi.
-
I'll call you back after the meeting.Toplantıdan sonra seni geri ararım.
-
-
4
o zamanlar, önce
In or into an earlier time.
-
Back then, there were no mobile phones.O zamanlar cep telefonu yoktu.
-
I met him a few years back at a wedding.Onunla birkaç yıl önce bir düğünde tanıştım.
-
Synonyms
Antonyms
Collocations
come backgo backget backbe backgive backcall backlook backpay backbring backback homeback thenback and forth
Phrases 59
See all- back and forthexpr.ileri geri, bir oraya bir buraya
- back copyn.eski sayı
- back coursen.arka rota, ters rota
- back downphr.v.geri adım atmak, (iddiasından/talebinden) vazgeçmek
- back gamen.geri oyun
- back in serviceexpr.yeniden hizmette, yeniden çalışır durumda
- back in stockexpr.yeniden stokta
- back in the dayexpr.eskiden, o eski güzel günlerde
- back levern.back lever (duruşu), arka lever
- back loadv.(kaloriyi) günün sonuna bırakmak
- back of clockidiomgece yarısından sabaha kadar süren görev, gece görevi
- back offphr.v.geri çekilmek, uzak durmak
- back officen.destek birimleri, idari işler
- back outphr.v.caymak, vazgeçmek