ageless
A1A2B1B2C1C2
/ˈeɪdʒləs/
/ˈeɪdʒləs/
- 1 yaşlanmayan, yaşı belli olmayan, zamansız
Definition (English)
Never seeming to grow old, or never out of date.
Example Sentences
-
Her ageless beauty surprised everyone.Yaşı belli olmayan güzelliği herkesi şaşırttı.
-
This is an ageless classic of world cinema.Bu, dünya sinemasının zamansız bir klasiğidir.
Synonyms
Collocations
ageless beautyageless faceageless charmageless appealageless qualityageless elegance