across from
A1A2B1B2C1C2
/əˈkrɔs frəm/
/əˈkrɒs frəm/
- 1 karşısında, tam karşısında
Definition (English)
On the other side of and facing something.
Example Sentences
-
My house is across from the park.Evim parkın karşısında.
-
The shop is across from the bank.Dükkan bankanın karşısında.
Phrases 11
See all- acrossadv.karşıya, öbür tarafa
- acrossprep.(-in) karşısına, (-in) bir yanından öbür yanına
- across the pondidiomokyanusun öte yakasında, Atlantik'in öbür yakasında
- be scattered across somethingcolloc.geniş bir alana dağılmış olmak, dört bir yana dağılmış olmak
- come acrossphr.v.rastlamak, tesadüfen bulmak
- come across as somethingphr.v.... izlenimi vermek, ... gibi görünmek
- cut acrossphr.v.kestirmeden gitmek, (içinden) kestirmeden geçmek
- get acrossphr.v.(fikrini) anlatmak, (mesajı) iletmek
- put acrossphr.v.anlatmak, aktarmak
- reach acrossphr.v.uzanmak, (diğer tarafla) uzlaşma aramak
- stumble acrossphr.v.tesadüfen bulmak, rastlamak