will
A1A2B1B2C1C2
/wɪl/
/wɪl/
-
1
(-ecek/-acak: olacak)
Used to talk about the future or to predict what is going to happen.
-
It will be sunny and warm tomorrow.Yarın hava güneşli ve ılık olacak.
-
My sister will be thirty next month.Kız kardeşim gelecek ay otuz yaşına girecek.
-
-
2
(anlık karar: ben bakarım), (söz, teklif: ararım)
Used for a decision made while speaking, or for an offer or a promise.
-
The phone's ringing. – Don't worry, I'll get it.Telefon çalıyor. – Merak etme, ben bakarım.
-
I'll call you as soon as I land.İner inmez seni ararım.
-
-
3
(rica: kapatır mısın?), (davet: alır mısın?)
Used to ask someone to do something or to invite someone.
-
Will you close the window, please?Pencereyi kapatır mısın, lütfen?
-
Will you have another cup of tea?Bir fincan çay daha alır mısın?
-
-
4
bir türlü (yapmamak), (-mek) istememek
Used with not to say that a person refuses to do something or a thing does not work.
-
My son just won't eat any vegetables.Oğlum bir türlü sebze yemiyor.
-
The car won't start again this morning.Araba bu sabah yine çalışmıyor.
-
-
5
(alışkanlık: saatlerce oturur)
Used to say what usually happens or what someone often does.
-
Oil will always float on water.Yağ her zaman suyun üstünde yüzer.
-
He'll sit in front of the TV for hours.Saatlerce televizyonun karşısında oturur.
-
-
6
(tahmin: annemdir)
Used to say what you think is probably true now.
-
There's someone at the door. – That'll be my mum.Kapıda biri var. – Annemdir.
-
You'll be tired after your long journey.Uzun yolculuktan sonra yorgunsundur.
-
-
7
(emir: yapacaksın)
Used to give an order or to say what must happen.
-
You will do exactly as I say!Ne diyorsam aynen onu yapacaksın!
-
All visitors will report to the front desk.Tüm ziyaretçiler danışmaya uğramalıdır.
-
Synonyms
shallbe going to
Collocations
will bewill havewon'tI'llwill you…?that'll bewill doif you will
Phrases 13
See all- will contestn.vasiyetnamenin iptali davası, vasiyetnameye itiraz
- will readingn.vasiyet okuma töreni, vasiyetin okunması
- will youexpr.(lütfen) yapar mısın, yapacak mısın
- willn.irade, vasiyetname
- willv.(kendini) zorlamak, içinden dua etmek
- accidents will happenexpr.olur böyle şeyler
- at-will employmentn.serbest fesihli istihdam, her an feshedilebilir iş ilişkisi
- flattery will get you nowhereexpr.iltifatla bir yere varamazsın, boşuna yağ çekme
- free willn.özgür irade
- holographic willn.el yazılı vasiyetname, holografik vasiyet
- last willn.son vasiyet, vasiyetname
- living willn.yaşam vasiyeti, tıbbi vasiyet
- make a willcolloc.vasiyetname hazırlamak, vasiyetname yazmak