whizz
A1A2B1B2C1C2
/wɪz/
/wɪz/
-
1
vınlayarak geçmek, hızla geçmek Informal
To move very fast, often making a high rushing or humming sound.
-
Cars and buses whizzed past us as we waited to cross the road.Karşıya geçmeyi beklerken arabalar ve otobüsler yanımızdan hızla geçti.
-
A ball whizzed by my head and hit the fence behind me.Bir top kafamın yanından vınlayarak geçip arkamdaki çite çarptı.
-
-
2
(bir işi) çabucak bitirmek, (bir işi) çarçabuk halletmek Informal
To do something very quickly and easily.
-
She whizzed through her homework so she could watch the match.Maçı izleyebilmek için ödevini çabucak bitirdi.
-
This new printer whizzes through a hundred pages in two minutes.Bu yeni yazıcı yüz sayfayı iki dakikada çarçabuk hallediyor.
-
-
3
(bir konunun) dâhisi, (bir işin) kurducountable Informal
A person who is very good at a particular activity or subject.
-
My little sister is a real whizz at maths.Küçük kız kardeşim tam bir matematik dâhisi.
-
Ask my neighbour; he is a computer whizz and can fix anything.Komşuma sor; o bir bilgisayar kurdu, her şeyi tamir edebilir.
-
Verb Forms Regular
Base
whizz
/wɪz/
Past
whizzed
/wɪzd/
Participle
whizzed
/wɪzd/
Spelling rule
Add ‑edwhizz → whizzed
Fiilin sonuna -ed eklenir.
Same rule: work → worked · want → wanted · help → helped
Pronunciation of -ed
/t/worked
/d/played
/ɪd/wanted
Fiil yumuşak (ötümlü) bir ünsüzle, /z/ sesiyle bittiği için -ed /d/ okunur; yeni hece eklenmez. whizzed /wɪzd/