white-knuckle
A1A2B1B2C1C2
/waɪt ˈnʌkəl/
/waɪt ˈnʌkəl/
- 1 yürek hoplatan, insanın ödünü koparan
Definition (English)
Extremely frightening or exciting, making you hold on tightly.
Example Sentences
-
The flight through the storm was a white-knuckle experience for passengers and crew alike.Fırtınanın içinden geçen uçuş, yolcular kadar mürettebatın da ödünü koparan bir deneyimdi.
-
Fans endured ten white-knuckle minutes of extra time before the winning goal finally came.Taraftarlar, galibiyet golü nihayet gelene kadar uzatmalarda yürek hoplatan on dakika yaşadı.
Phrases 43
See all- whiteadj.beyaz, ak
- whiten.beyaz renk, beyaz
- white balancen.beyaz dengesi, beyaz ayarı
- white balsamicn.beyaz balsamik
- white beltn.beyaz kuşak, beyaz kuşaklı sporcu
- white blood celln.akyuvar, beyaz kan hücresi
- white canen.beyaz baston
- white chocolaten.beyaz çikolata
- white collaradj.beyaz yakalı
- white collar crimen.beyaz yaka suçu
- white elephantidiommasrafı çok, faydası az şey, beyaz fil
- white goldn.beyaz altın, beyaz trüf
- white hatn.beyaz şapkalı hacker, etik hacker
- white kimchin.beyaz kimchi