welcome
A1A2B1B2C1C2
/ˈwɛlkəm/
/ˈwɛlkʌm/
- 1 karşılamak
- 2 hoş karşılamak, memnuniyetle kabul etmek
Definition (English)
- To greet someone arriving.
- To be pleased to receive or accept something.
Example Sentences
-
We will welcome our guests warmly.Misafirlerimizi sıcak karşılayacağız.
-
They welcomed the new policy.Yeni politikayı memnuniyetle karşıladılar.
-
You are welcome here anytime.Burada her zaman hoş karşılanırsın.
Verb Forms Regular
Base
welcome
/ˈwɛlkəm/
Past
welcomed
/ˈwɛlkəmd/
Participle
welcomed
/ˈwɛlkəmd/
Spelling rule
Ends in ‑e: add ‑dwelcome → welcomed
Fiil -e ile bittiği için sonuna yalnızca -d eklenir.
Same rule: love → loved · live → lived · use → used
Pronunciation of -ed
/t/worked
/d/played
/ɪd/wanted
Fiil yumuşak (ötümlü) bir ünsüzle, /m/ sesiyle bittiği için -ed /d/ okunur; yeni hece eklenmez. welcomed /ˈwɛlkəmd/
Synonyms
Antonyms
Collocations
welcome guestswarmly welcomewelcome partywelcome messagewelcome homewelcome opportunity
Phrases 10
See all- welcome announcementn.karşılama anonsu, hoş geldiniz anonsu
- welcome packetn.hoş geldiniz paketi, karşılama seti
- welcome seriesn.karşılama serisi, hoş geldin e-posta serisi
- welcome toexpr.hoş geldiniz
- welcomen.karşılama, hoş geldin
- a warm welcomecolloc.sıcak karşılama
- feel welcomecolloc.hoş karşılandığını hissetmek
- outstay your welcomeidiommisafirliği fazla uzatmak
- warm welcomecolloc.sıcak karşılama
- you're welcomeexpr.rica ederim, bir şey değil