water something down
A1A2B1B2C1C2
/ˈwɔtər ˈsʌmθɪŋ daʊn/
/ˈwɔːtə ˈsʌmθɪŋ daʊn/
- 1 (plan, yasa vb.) yumuşatmak, etkisini azaltmak
- 2 sulandırmak, su katmak
Definition (English)
- To make a plan, law or statement weaker or less extreme, often to make it more acceptable.
- To add water to a drink or other liquid to make it weaker.
Example Sentences
-
After complaints from students, the university watered down its strict new attendance rules.Öğrencilerden gelen şikâyetlerin ardından üniversite, katı yeni devam kurallarını yumuşattı.
-
Under pressure from industry, the government watered down its plans to ban single-use plastics.Sanayi çevrelerinin baskısı altında kalan hükümet, tek kullanımlık plastikleri yasaklama planlarını yumuşattı.
-
If the juice is too sweet for the kids, water it down a little.Meyve suyu çocuklar için fazla tatlıysa biraz sulandır.
-
The paint was too thick, so he watered it down before using it.Boya çok koyu olduğu için kullanmadan önce sulandırdı.
Phrases 60
See all- watern.su, şebeke suyu
- waterv.sulamak, (göz) yaşarmak
- water bath canningn.su banyolu konserveleme, kaynar su ile konserve yapma
- water billn.su faturası
- water birthn.suda doğum
- water bladdern.su torbası, hidrasyon torbası
- water boilern.su ısıtıcısı
- water bottlen.su şişesi, matara
- water breakn.su molası, su içme molası
- water breakingexpr.suyunun gelmesi, zarların açılması
- water cartn.su arabası, su tankeri
- water chestnutn.su kestanesi
- water contaminationn.su kirliliği, suyun kirlenmesi
- water coolern.su sebili, su soğutucu