A better you
with better words.

Find the right word.
Understand it completely.

validate

/ˈvælədeɪt/ /ˈvælɪˌdeɪt/
  1. 1
    doğrulamak, sağlamasını yapmak

    To check or prove that something is correct or true.

    • The committee will validate the results of the experiment.
      Komite, deneyin sonuçlarını doğrulayacak.
    • The results were validated.
      Sonuçlar doğrulandı.
  2. 2
    geçerli kılmak, onaylatmak, (bileti) okutmak

    To make a ticket or document officially valid, for example by stamping it.

    • Please validate your ticket.
      Lütfen biletinizi okutun.
    • You need to validate your parking ticket before leaving.
      Çıkmadan önce park biletinizi onaylatmanız gerekiyor.
  3. 3
    (duygularını) onaylamak, anlayış göstermek Psychology

    To show that a person's feelings or opinions are reasonable and worth taking seriously.

    • Good friends validate your feelings instead of judging them.
      İyi arkadaşlar duygularını yargılamak yerine onlara anlayış gösterir.
    • She just wanted someone to validate her decision.
      Sadece birinin kararını onaylamasını istiyordu.

Verb Forms Regular

Base validate
/ˈvælədeɪt/
Past validated
/ˈvælədeɪtɪd/
Participle validated
/ˈvælədeɪtɪd/
Spelling rule

Ends in ‑e: add ‑dvalidate → validated

Fiil -e ile bittiği için sonuna yalnızca -d eklenir.

Same rule: love → loved · live → lived · use → used

Pronunciation of -ed
/t/worked /d/played /ɪd/wanted

Fiil /t/ sesiyle bittiği için -ed ayrı bir hece olur ve /ɪd/ okunur. validated /ˈvælədeɪtɪd/

Synonyms

Antonyms

invalidatedisprove

Collocations

validate a ticketvalidate datavalidate a claimvalidate resultsvalidate feelings