unalloyed
A1A2B1B2C1C2
/əˈnæˌlɔɪd/
/ʌˈnælɔɪd/
GeneralEngineering
- 1 alaşımsız
Definition (English)
Not mixed with any other metal.
Example Sentences
-
Unalloyed aluminium is too soft for most engine parts.Alaşımsız alüminyum çoğu motor parçası için fazla yumuşaktır.
-
The old coin is made of unalloyed copper.Eski madeni para alaşımsız bakırdan yapılmıştır.
Formal
- 1 katıksız, saf, halis
Definition (English)
Complete and not spoiled by any bad feelings; used of feelings such as joy.
Example Sentences
-
His success brought him unalloyed happiness.Başarısı ona katıksız bir mutluluk getirdi.
-
Watching the children open their presents was an unalloyed pleasure.Çocukların hediyelerini açışını izlemek katıksız bir zevkti.