Turbulence
A1A2B1B2C1C2
/ˈtɜrbjələns/
/ˈtɜːbjʊləns/
GeneralAviation
- 1 türbülans uncountable
Definition (English)
Rough air movement that can affect an aircraft's flight.
Example Sentences
-
We may experience some turbulence during the flight.Uçuş sırasında biraz türbülans yaşayabiliriz.
-
The pilot reported moderate turbulence at 30,000 feet.Pilot 30.000 fitte orta şiddette türbülans bildirdi.
General
- 1 çalkantı, kargaşa uncountable
Definition (English)
A state of confusion or disorder.
Example Sentences
-
The economy is going through a period of turbulence.Ekonomi bir çalkantı dönemi yaşıyor.
-
The company went through a period of turbulence after the merger.Şirket birleşmeden sonra bir çalkantı dönemi geçirdi.
Synonyms
Antonyms
Collocations
Phrases 14
See all- turbulence moden.türbülans algılama modu, türbülans modu
- turbulence penetration speedn.türbülansa giriş hızı, türbülans penetrasyon hızı
- caution wake turbulenceexpr.dikkat, iz türbülansı
- Clear-air turbulencen.açık hava türbülansı, temiz hava türbülansı
- convective turbulencen.konvektif türbülans
- extreme turbulencen.aşırı türbülans
- jet stream turbulencen.jet akımı türbülansı
- light turbulencen.hafif türbülans
- mechanical turbulencen.mekanik türbülans
- moderate turbulencen.orta türbülans, orta şiddette türbülans
- severe turbulenceexpr.şiddetli türbülans
- severe turbulencen.şiddetli türbülans
- thermal turbulencen.termik türbülans, termal türbülans
- wake turbulencen.iz türbülansı