triple
A1A2B1B2C1C2
/ˈtrɪpəl/
/ˈtrɪpəl/
GeneralMathematics
- 1 üç katına çıkarmak, üçe katlamak, üç katına çıkmak
Definition (English)
To grow to three times its size or amount, or to make something do so.
Example Sentences
-
The company's profits tripled last year.Şirketin kârı geçen yıl üçe katlandı.
-
He tripled his efforts to finish on time.Zamanında bitirmek için çabalarını üçe katladı.
Verb Forms Regular
Base
triple
/ˈtrɪpəl/
Past
tripled
/ˈtrɪpəld/
Participle
tripled
/ˈtrɪpəld/
Spelling rule
Ends in ‑e: add ‑dtriple → tripled
Fiil -e ile bittiği için sonuna yalnızca -d eklenir.
Same rule: love → loved · live → lived · use → used
Pronunciation of -ed
/t/worked
/d/played
/ɪd/wanted
Fiil yumuşak (ötümlü) bir ünsüzle, /l/ sesiyle bittiği için -ed /d/ okunur; yeni hece eklenmez. tripled /ˈtrɪpəld/
Synonyms
Collocations
triple in sizetriple the numbertriple the amount
Phrases 13
See all- Triple Crownn.Üçlü Taç, beyzbolda üç istatistikte lig liderliği
- triple extortionn.üçlü şantaj
- triple glazingn.üçlü cam, üç katlı cam
- triple IRSn.üçlü IRS, üç eylemsizlik referans sistemi
- triple jumpn.üç adım atlama
- triple paneadj.üç camlı
- triple sevenn.Boeing 777
- triple slottedadj.üç yarıklı
- triple storen.üçlü deposu, üçlü veritabanı
- triple tax-freeadj.üç düzeyde vergiden muaf
- tripleadj.üçlü, üç kişilik
- triplen.üçlü, üç ölçülük içki
- triple-doublen.triple-double