travel
A1A2B1B2C1C2
/ˈtrævəl/
/ˈtrævəl/
General
- 1 seyahat, yolculuk uncountable
Definition (English)
The activity of going from one place to another, especially over long distances.
Example Sentences
-
Air travel has become much cheaper in recent years.Hava yolculuğu son yıllarda çok daha ucuz hale geldi.
-
Her job involves a lot of travel abroad.İşi çok fazla yurt dışı seyahati gerektiriyor.
GeneralEngineering
- 1 hareket mesafesi, hareket aralığı countable or uncountable
Definition (English)
The maximum distance a part can move or be moved.
Example Sentences
-
Check the full travel of the suspension.Süspansiyonun tam hareket mesafesini kontrol edin.
-
The piston has a limited travel within the cylinder.Pistonun silindir içinde sınırlı bir hareketi vardır.
Synonyms
travelling
Collocations
Phrases 40
See all- travel agencyn.seyahat acentesi
- travel agentn.seyahat acentesi, seyahat acentesi çalışanı
- travel bagn.seyahat çantası, yol çantası
- travel blogn.seyahat blogu, gezi blogu
- travel bloggern.seyahat blog yazarı, gezi blogcusu
- travel buddyn.seyahat arkadaşı, yol arkadaşı
- travel cardn.seyahat kartı, ulaşım kartı
- travel companionn.yol arkadaşı, seyahat arkadaşı
- travel cost methodn.seyahat maliyeti yöntemi
- travel cotn.seyahat karyolası, portatif beşik
- travel diaryn.seyahat günlüğü, gezi defteri
- travel documentn.seyahat belgesi
- travel first classcolloc.birinci sınıf seyahat etmek
- travel hackn.seyahat tüyosu, seyahat püf noktası