trace amounts
A1A2B1B2C1C2
/treɪs əˈmaʊnts/
/treɪs əˈmaʊnts/
- 1 eser miktar, çok az miktar countable
Definition (English)
Extremely small quantities of a substance.
Example Sentences
-
Even trace amounts of gluten can cause problems for celiacs.Glutenin eser miktarda olması bile çölyak hastaları için sorunlara neden olabilir.
-
The label warns of trace amounts of nuts.Etikette eser miktarda sert kabuklu yemiş bulunabileceği uyarısı var.
Phrases 12
See all- tracev.izlemek, izini sürmek
- tracen.iz, eser miktar
- trace amountcolloc.eser miktar, çok küçük miktar
- trace detectionn.iz tespiti, eser miktar tespiti
- trace docsn.izlenebilirlik belgeleri, parça geçmişi belgeleri
- trace evidencen.iz delil, eser delil
- trace fossiln.iz fosil
- trace icingn.eser miktarda buzlanma, iz buzlanma
- leave no traceidiomiz bırakmamak
- Leave No Tracen.Doğada İz Bırakmama, İz Bırakmama İlkesi
- light tracen.hafif iz, ince iz
- medium tracen.orta kıvam