throw yourself into something
A1A2B1B2C1C2
/θroʊ jərˈsɛlf ˈɪntu ˈsʌmθɪŋ/
/θrəʊ jɔːˈsɛlf ˈɪntʊ ˈsʌmθɪŋ/
- 1 kendini bir işe vermek, dört elle sarılmak
Definition (English)
To get involved in an activity eagerly, giving it all your time and effort.
Example Sentences
-
After moving to a new city, she threw herself into volunteering as a way of meeting people.Yeni bir şehre taşındıktan sonra insanlarla tanışmanın bir yolu olarak kendini gönüllü çalışmalara verdi.
-
If you throw yourself into your studies in the first year, the later years become much easier.Birinci yılda kendinizi derslerinize verirseniz sonraki yıllar çok daha kolay geçer.
Phrases 27
See all- throwv.fırlatmak, atmak
- thrown.atış, atma tekniği
- throw a fitidiomkıyameti koparmak, öfke nöbeti geçirmek
- throw a partycolloc.parti vermek, parti düzenlemek
- throw awayphr.v.atmak, çöpe atmak
- throw bagn.atma çantası, kurtarma çantası
- throw caution to the windidiomtedbiri elden bırakmak, pervasızca davranmak
- throw inphr.v.fazladan eklemek, hediye olarak vermek
- throw in the towelidiompes etmek, havlu atmak
- throw linen.kurtarma ipi, atma ipi
- throw money atidiom(sorunu) parayla çözmeye çalışmak, (bir şeye) para saçmak
- throw offphr.v.(üzerinden) atmak, (bir şeyden) kurtulmak
- throw onphr.v.üstüne geçirmek, aceleyle giymek
- throw outphr.v.atmak, elden çıkarmak