throw the book at someone
A1A2B1B2C1C2
/θroʊ ðə bʊk ət ˈsʌmˌwʌn/
/θrəʊ ðə bʊk ət ˈsʌmwɒn/
Idiom
- 1 (birine) en ağır cezayı vermek, (birini) ağır şekilde cezalandırmak
Definition (English)
To punish someone as severely as possible.
Example Sentences
-
When Ted failed his chemistry test for the second time, his teacher really threw the book at him.Ted kimya sınavından ikinci kez kaldığında öğretmeni ona en ağır cezayı verdi.
-
The judge threw the book at Matt for stealing a football — he'll be in jail for six months.Hâkim, mağazadan futbol topu çalan Matt'e olabilecek en ağır cezayı verdi; altı ay hapis yatacak.
Synonyms
come down hard onpunish severely
Phrases 27
See all- throwv.fırlatmak, atmak
- thrown.atış, atma tekniği
- throw a fitidiomkıyameti koparmak, öfke nöbeti geçirmek
- throw a partycolloc.parti vermek, parti düzenlemek
- throw awayphr.v.atmak, çöpe atmak
- throw bagn.atma çantası, kurtarma çantası
- throw caution to the windidiomtedbiri elden bırakmak, pervasızca davranmak
- throw inphr.v.fazladan eklemek, hediye olarak vermek
- throw in the towelidiompes etmek, havlu atmak
- throw linen.kurtarma ipi, atma ipi
- throw money atidiom(sorunu) parayla çözmeye çalışmak, (bir şeye) para saçmak
- throw offphr.v.(üzerinden) atmak, (bir şeyden) kurtulmak
- throw onphr.v.üstüne geçirmek, aceleyle giymek
- throw outphr.v.atmak, elden çıkarmak