temperament
A1A2B1B2C1C2
/ˈtɛmprəmənt/
/ˈtɛmprəmənt/
GeneralPsychology
- 1 mizaç, yaradılış countable or uncountable
Definition (English)
A person's natural character or disposition.
Example Sentences
-
He has a calm temperament.Sakin bir mizacı var.
-
Babies have different temperaments.Bebeklerin farklı mizaçları vardır.
General
- 1 huysuzluk, çabuk parlayan yapı uncountable
Definition (English)
The tendency to become emotional or angry very easily.
Example Sentences
-
The singer was famous for her temperament as well as her voice.Şarkıcı sesi kadar huysuzluğuyla da ünlüydü.
-
The coach had to deal with the player's temperament.Antrenör oyuncunun çabuk parlayan yapısıyla uğraşmak zorunda kaldı.