tangle
A1A2B1B2C1C2
/ˈtæŋgəl/
/ˈtæŋgəl/
-
1
dolaşmak, dolaştırmak
To become, or make something become, twisted together in an untidy mass.
-
My hair tends to tangle when it is wet.Saçlarım ıslandığında dolaşma eğilimindedir.
-
Be careful not to tangle the threads when sewing.Dikiş yaparken iplikleri dolaştırmamaya dikkat edin.
-
-
2
(biriyle) kapışmak, (biriyle) dalaşmak Informal
To argue or fight with someone.
-
You don't want to tangle with the security guards.Güvenlik görevlileriyle kapışmak istemezsin.
-
I'm not going to tangle with him over such a small thing.Böyle küçük bir şey yüzünden onunla dalaşmayacağım.
-
-
3
arap saçı, karmakarışık yığıncountable
A mass of hair, threads or wires twisted together untidily.
-
Behind the TV there was a tangle of wires and cables.Televizyonun arkasında kablolardan oluşan bir arap saçı vardı.
-
The kitten got caught in a tangle of wool.Yavru kedi karmakarışık yün ipliklerin arasına sıkıştı.
-
Verb Forms Regular
Base
tangle
/ˈtæŋgəl/
Past
tangled
/ˈtæŋgəld/
Participle
tangled
/ˈtæŋgəld/
Spelling rule
Ends in ‑e: add ‑dtangle → tangled
Fiil -e ile bittiği için sonuna yalnızca -d eklenir.
Same rule: love → loved · live → lived · use → used
Pronunciation of -ed
/t/worked
/d/played
/ɪd/wanted
Fiil yumuşak (ötümlü) bir ünsüzle, /l/ sesiyle bittiği için -ed /d/ okunur; yeni hece eklenmez. tangled /ˈtæŋgəld/
Synonyms
Antonyms
Collocations
get tangled (up)tangle with somebodya tangle of wirestangled hair