surf
A1A2B1B2C1C2
/sɜrf/
/sɜːf/
General
- 1 kıyıya vuran dalgalar, dalgalar uncountable
Definition (English)
Large waves falling on the shore, often with white foam.
Example Sentences
-
The surf was too big for beginners today.Bugün dalgalar yeni başlayanlar için çok büyüktü.
-
We listened to the sound of the surf all night.Bütün gece kıyıya vuran dalgaların sesini dinledik.
InformalSports
- 1 sörf countable
Definition (English)
A period of riding on waves with a board.
Example Sentences
-
We went for a surf before breakfast.Kahvaltıdan önce sörf yapmaya gittik.
-
It was a great surf, with long, clean waves.Uzun ve düzgün dalgalarla harika bir sörftü.
Synonyms
breakersrollers
Collocations
big surfheavy surfsurf conditionssurf reportgo for a surf
Phrases 9
See all- surf and turfn.deniz ürünleri ve et tabağı
- surf fishingn.sahilden olta balıkçılığı, sörf balıkçılığı
- surf forecastn.sörf tahmini, dalga tahmini
- surf skin.surf ski
- surf spotn.sörf noktası, sörf yeri
- surf the internetcolloc.internette gezinmek
- surf the webcolloc.internette gezinmek, web'de gezinmek
- surfv.sörf yapmak, (internette) gezinmek
- crowd surfv.kalabalık üzerinde sörf yapmak, kalabalığın üstünde taşınmak