style
A1A2B1B2C1C2
/staɪl/
/staɪl/
-
1
(saçı) şekillendirmek, (saça) şekil vermek
To shape or arrange someone's hair in a particular way.
-
She had her hair styled for the party.Parti için saçını yaptırdı.
-
He uses gel to style his hair every morning.Her sabah saçını şekillendirmek için jöle kullanıyor.
-
-
2
(belli bir tarzda) tasarlamak, biçim vermek
To design clothes, furniture or a car in a particular way.
-
The car was styled by a young Italian designer.Araba genç bir İtalyan tasarımcı tarafından tasarlandı.
-
These jackets are styled for young people.Bu ceketler gençlere göre tasarlanmış.
-
-
3
(kendine bir unvan) vermek, kendini … olarak tanıtmak Formal
To give yourself a particular name or title, often one you do not deserve.
-
He styles himself a business expert.Kendini bir iş uzmanı olarak tanıtıyor.
-
She styled herself 'Doctor', though she had no degree.Hiçbir diploması olmadığı hâlde kendine 'Doktor' unvanı veriyordu.
-
Verb Forms Regular
Base
style
/staɪl/
Past
styled
/staɪld/
Participle
styled
/staɪld/
Spelling rule
Ends in ‑e: add ‑dstyle → styled
Fiil -e ile bittiği için sonuna yalnızca -d eklenir.
Same rule: love → loved · live → lived · use → used
Pronunciation of -ed
/t/worked
/d/played
/ɪd/wanted
Fiil yumuşak (ötümlü) bir ünsüzle, /l/ sesiyle bittiği için -ed /d/ okunur; yeni hece eklenmez. styled /staɪld/
Synonyms
Collocations
style your hairhave your hair styledbe styled by somebodybeautifully styledstyle yourself something
Phrases 30
See all- style guiden.stil kılavuzu, yazım ve biçem kılavuzu
- style transfern.stil transferi
- stylen.tarz, üslup
- alpine stylen.Alp stili (dağcılık)
- American styleadj.Amerikan tarzı, Amerikan tipi
- animal stylen.hayvan stili
- attachment stylen.bağlanma stili
- beer stylen.bira stili
- Continental stylen.Kıta Avrupası tarzı, Avrupa tarzı
- crane stylen.turna stili
- European styleadj.Avrupa tarzı, Avrupa tipi
- family styleadj.aile usulü
- family-styleadj.aile usulü, ortaya servis edilen
- farmhouse stylen.çiftlik evi tarzı, farmhouse stili