square
A1A2B1B2C1C2
/skwɛr/
/skweə/
-
1
kare, kare şeklinde
Having four straight sides of equal length and four right angles.
-
We bought a square table for the small kitchen.Küçük mutfak için kare bir masa aldık.
-
Cut the bread into small square pieces.Ekmeği küçük kare parçalar hâlinde kes.
-
-
2
ödeşmiş Informal
Having paid back what you owe, so that nobody owes anything.
-
You paid for lunch, so if I pay for dinner we're square.Öğle yemeğini sen ödedin, akşam yemeğini ben ödersem ödeşmiş oluruz.
-
Here's the ten pounds I owe you, so now we're square.İşte sana borçlu olduğum on sterlin, artık ödeştik.
-
-
3
düz kesimli, köşeli
Of nails: shaped with straight sides and a flat tip.
-
She likes her nails cut square.Tırnaklarının düz kesilmesini seviyor.
-
Square nails are easy to maintain.Düz kesimli tırnakların bakımı kolaydır.
-
Phrases 17
See all- square dancen.kare dansı
- square foot gardeningn.metrekare bahçeciliği
- square footagen.(fit kare cinsinden) alan, taban alanı
- square offphr.v.karşı karşıya gelmek, mücadeleye hazırlanmak
- square oneidiombaşa dönmek, başlangıç noktasına dönmek
- squaren.kare, meydan
- squarev.(bir sayının) karesini almak, (bir şeyle) uyuşmak
- chi-squaren.ki-kare testi, ki-kare
- fair and squareidiomhakkıyla, dürüst yollardan
- granny squaren.kare motif, büyükanne karesi
- half square trianglen.yarım kare üçgen
- in square bracketscolloc.köşeli parantez içinde
- market squaren.pazar meydanı
- set squaren.gönye