spring tide
A1A2B1B2C1C2
/sprɪŋ taɪd/
/sprɪŋ taɪd/
GeneralGeography
- 1 büyük gelgit, kavuşum gelgiti countable
Definition (English)
A tide with the biggest difference between high and low water, when the Sun and Moon are in line.
Example Sentences
-
A spring tide can cause coastal flooding.Büyük gelgit kıyılarda taşkına neden olabilir.
-
We observed the spring tide at dawn.Şafak vakti büyük gelgiti gözlemledik.
Antonyms
Phrases 13
See all- springn.ilkbahar, pınar
- springv.sıçramak, fırlamak
- spring cleaningn.bahar temizliği
- spring greensn.bahar yeşillikleri
- spring onionn.taze soğan
- spring rolln.Çin böreği, bahar rulosu
- spring upphr.v.ortaya çıkmak, türemek
- spring watern.kaynak suyu
- box springn.yaylı baza, baza
- full of the joys of springidiomneşe içinde, keyfi yerinde
- hot springn.kaplıca, sıcak su kaynağı
- oven springn.fırında kabarma
- thermal springn.termal kaynak, sıcak su kaynağı