split up
A1A2B1B2C1C2
/splɪt ʌp/
/splɪt ʌp/
- 1 ayrılmak
- 2 bölünmek, dağılmak
Definition (English)
- To end a relationship or partnership.
- To divide into smaller parts.
Example Sentences
-
The couple decided to split up after ten years.Çift on yıl sonra ayrılmaya karar verdi.
-
Her parents split up when she was five.Annesiyle babası o beş yaşındayken ayrıldı.
-
The group split up to cover more ground.Grup daha fazla alanı taramak için bölündü.
-
Let's split up and search for the lost dog.Ayrılıp kayıp köpeği arayalım.
Phrases 31
See all- splitv.bölmek, ayrılmak
- splitn.antrenman programı, kas grubu ayrımı
- split betn.bölünmüş bahis
- split billcolloc.hesabı bölüşmek, hesabı paylaşmak
- split dutyn.bölünmüş görev, kırık görev
- split endsn.kırık uçlar, çatal uçlar
- split flapn.ayrık flap, bölünmüş flap
- split jerkn.split jerk
- split leathern.yarma deri
- split pean.yarma bezelye, kırık bezelye
- split pinn.kopilya, emniyet pimi
- split rimn.iki parçalı jant, ayrılabilir jant
- split routinen.bölünmüş rutin, ayrık antrenman programı
- split Sn.split S