social welfare
A1A2B1B2C1C2
/ˈsoʊʃəl ˈwɛlˌfɛr/
/ˈsəʊʃəl ˈwɛlfeə/
- 1 sosyal refah uncountable
- 2 sosyal yardım, sosyal hizmetler uncountable
Definition (English)
- The general health, happiness, and prosperity of a society or community.
- Help and services that the state gives to people in need.
Example Sentences
-
Policies aim to increase social welfare.Politikalar sosyal refahı artırmayı hedefler.
-
We must prioritize social welfare.Sosyal refahı önceliklendirmeliyiz.
-
The government spends a large part of its budget on social welfare.Hükümet bütçesinin büyük bir kısmını sosyal yardımlara harcıyor.
-
She works for the social welfare department of the city council.Belediyenin sosyal hizmetler müdürlüğünde çalışıyor.
Phrases 54
See all- socialadj.toplumsal, toplumla ilgili
- socialn.kaynaşma etkinliği, sosyal etkinlik
- social anxietyn.sosyal anksiyete, sosyal kaygı
- social auditn.sosyal denetim
- social batteryn.sosyal enerji, sosyal pil
- social cognitionn.sosyal biliş
- social commercen.sosyal ticaret
- social communicationn.sosyal iletişim
- social comparisonn.sosyal karşılaştırma, toplumsal karşılaştırma
- social constructionn.sosyal inşa, toplumsal inşa
- social contextcolloc.toplumsal bağlam, sosyal bağlam
- social costn.sosyal maliyet
- social cost of carbonn.karbonun sosyal maliyeti
- social cutn.sosyal medya versiyonu, kısa sosyal medya klibi