sober
A1A2B1B2C1C2
/ˈsoʊbər/
/ˈsəʊbə/
- 1 ayık
- 2 ciddi, ağırbaşlı, ölçülü
Definition (English)
- Not affected by alcohol; not drunk.
- Serious, calm, and sensible.
Example Sentences
-
He was sober when he drove home.Eve arabayla giderken ayıktı.
-
She has been sober for three years now.Üç yıldır ağzına içki sürmüyor.
-
She looked sober and thoughtful.Ciddi ve düşünceli görünüyordu.
-
We need a sober assessment of the risks.Risklerin ölçülü bir değerlendirmesine ihtiyacımız var.
Synonyms
clear-headedunintoxicated
Antonyms
Collocations
Phrases 8
See all- sober barn.alkolsüz bar, alkolsüz içecek barı
- sober curiousadj.alkolsüz yaşamı merak eden
- sober Octobern.Alkolsüz Ekim, Ayık Ekim
- sober socialn.alkolsüz sosyal etkinlik, ayık buluşma
- sober upphr.v.ayılmak, kendine gelmek
- soberv.(birini) ciddileştirmek, (birini) kendine getirmek
- clean and soberidiomtemiz ve ayık, madde kullanmayan
- get sobercolloc.ayılmak, kendine gelmek