slow eating
A1A2B1B2C1C2
/sloʊ ˈitɪŋ/
/sləʊ ˈiːtɪŋ/
- 1 yavaş yemek, ağır ağır yemek uncountable
Definition (English)
The practice of eating food slowly and deliberately.
Example Sentences
-
Slow eating can improve digestion.Yavaş yemek sindirimi iyileştirebilir.
-
Try slow eating to enjoy your meal more.Yemeğinizin tadını daha çok çıkarmak için yavaş yemeyi deneyin.
-
She practices slow eating every day.Her gün yavaş yemek pratiği yapıyor.
Phrases 32
See all- slowadj.yavaş, ağır
- slowv.yavaşlamak, yavaşlatmak
- slow cookern.yavaş pişirici, slow cooker
- slow decompressionn.yavaş basınç kaybı, yavaş dekompresyon
- slow depressurizationn.yavaş basınç kaybı, yavaş dekompresyon
- slow downphr.v.yavaşlamak, yavaşlatmak
- slow downn.yavaşlama
- slow fashionn.yavaş moda
- slow flightn.yavaş uçuş, düşük hızda uçuş
- slow foodn.yavaş gıda, yavaş yemek hareketi
- slow internetcolloc.yavaş internet
- slow is smooth, smooth is fastexpr.acele işe şeytan karışır, yavaş ama emin adımlarla
- slow lifen.yavaş yaşam, sakin yaşam
- slow lifestylen.yavaş yaşam tarzı, sakin yaşam biçimi