SLD
A1A2B1B2C1C2
/ˌɛsˌɛlˈdi/
/ˌɛsˌɛlˈdiː/
GeneralEducation
- 1 özgül öğrenme güçlüğü, ÖÖG
Definition (English)
Specific learning disability: a difficulty with reading, writing or maths that is not caused by low intelligence.
Example Sentences
-
The school provides support for students with SLD.Okul, özgül öğrenme güçlüğü olan öğrencilere destek sağlıyor.
-
An SLD diagnosis can unlock necessary resources.Özgül öğrenme güçlüğü tanısı, gerekli desteklere erişimin önünü açabilir.
GeneralMeteorology
- 1 aşırı soğumuş büyük damlacıklar
Definition (English)
Supercooled large droplets: large water drops below freezing point that can cause dangerous icing on aircraft.
Example Sentences
-
Pilots should leave the area quickly if they meet SLD.Pilotlar aşırı soğumuş büyük damlacıklarla karşılaşırlarsa bölgeden hızla çıkmalıdır.
-
SLD can cause ice to form behind the protected areas of the wing.Aşırı soğumuş büyük damlacıklar, kanadın korunan bölgelerinin arkasında buz oluşmasına neden olabilir.
Collocations
SLD diagnosisSLD supportSLD icingSLD conditions