setting limit
A1A2B1B2C1C2
/ˈsɛtɪŋ ˈlɪmət/
/ˈsɛtɪŋ ˈlɪmɪt/
- 1 sınır koymak
- 2 sınır belirlemek
Definition (English)
- To establish a boundary or restriction on behavior, time, or quantity.
- Deciding on a maximum limit for something.
Example Sentences
-
It's important for parents to set limits.Ebeveynlerin sınır koyması önemlidir.
-
We are setting limits on screen time.Ekran süresi için sınırlar belirliyoruz.
Synonyms
imposing limitsestablishing boundariessetting restrictionsfixing limitslaying down limits
Phrases 11
See all- settingn.ortam, mekan
- setting sprayn.sabitleyici sprey, makyaj sabitleyici
- altimeter settingn.altimetre ayarı, basınç ayarı
- bezel settingn.çerçeve mıhlama
- flap settingn.flap ayarı, flap konumu
- goal settingn.hedef belirleme
- pavé settingn.pave mıhlama, pave taş mıhlama
- place settingn.kuver, bir kişilik sofra takımı
- prong settingn.tırnak mıhlama, tırnaklı montür
- thrust settingn.itki ayarı, gaz ayarı
- trim settingn.trim ayarı, stabilizatör ayarı