scar
A1A2B1B2C1C2
/skɑr/
/skɑː/
-
1
(bir yerinde) yara izi bırakmak
To leave a permanent mark on someone's skin after a cut, burn or other injury.
-
A kitchen burn scarred his left hand.Mutfakta yaşadığı bir yanık kazası sol elinde yara izi bıraktı.
-
Picking at spots can scar your skin.Sivilceleri koparmak cildinizde yara izi bırakabilir.
-
-
2
(birini) derinden yaralamak, (ruhunda) derin iz bırakmak
To affect someone's feelings so badly that the effect lasts for a long time.
-
The experience scarred him for life.Bu deneyim onu ömür boyu derinden yaraladı.
-
Children can be scarred by a difficult divorce.Zor bir boşanma çocukların ruhunda derin izler bırakabilir.
-
-
3
(görüntüsünü) bozmak, çirkinleştirmek
To spoil the appearance of a place by damaging part of it.
-
Old mines scar the hills above the town.Eski madenler kasabanın üstündeki tepelerin görüntüsünü bozuyor.
-
The new motorway has scarred the beautiful valley.Yeni otoyol güzelim vadiyi çirkinleştirdi.
-
Verb Forms Regular
Base
scar
/skɑr/
Past
scarred
/skɑrd/
Participle
scarred
/skɑrd/
Spelling rule
Double the last consonant + ‑edscar → scarred
Fiil tek bir sesli + tek bir sessiz harfle bitiyor ve vurgu son hecede olduğu için son sessiz harf ikilenir, sonra -ed eklenir.
Same rule: stop → stopped · plan → planned · drop → dropped
Pronunciation of -ed
/t/worked
/d/played
/ɪd/wanted
Fiil yumuşak (ötümlü) bir ünsüzle, /r/ sesiyle bittiği için -ed /d/ okunur; yeni hece eklenmez. scarred /skɑrd/
Synonyms
Collocations
be scarred for lifebe badly scarredleave someone scarredemotionally scarredscar the landscape