safe haven
A1A2B1B2C1C2
/seɪf ˈheɪvən/
/seɪf ˈheɪvən/
General
- 1 güvenli sığınak, güvenli yer countable
Definition (English)
A place where people can go to be safe from danger.
Example Sentences
-
The library became a safe haven for children after school.Kütüphane okul sonrası çocuklar için güvenli bir sığınak oldu.
-
The village offered a safe haven to families who lost their homes in the flood.Köy, selde evlerini kaybeden ailelere güvenli bir sığınak sundu.
GeneralFinance
- 1 güvenli liman countable
Definition (English)
An asset or investment expected to retain its value during economic downturns.
Example Sentences
-
Gold is often seen as a safe haven.Altın genellikle güvenli liman olarak görülür.
-
During crises, investors seek a safe haven for their money.Krizler sırasında yatırımcılar paraları için güvenli bir liman ararlar.
Phrases 32
See all- safeadj.güvenli, tehlikesiz
- safen.kasa
- safe and just spaceexpr.güvenli ve adil alan
- safe browsingn.güvenli gezinme, güvenli internet kullanımı
- safe countryn.güvenli ülke
- safe cyclen.güvenli çevrim
- safe foodn.güvenli yiyecek, güvenli besin
- safe harborn.güvenli liman, sorumluluktan muafiyet hükmü
- safe housen.güvenli ev, gizli sığınak
- safe injection siten.güvenli enjeksiyon alanı, güvenli enjeksiyon merkezi
- safe lifen.güvenli kullanım ömrü, güvenli ömür
- safe minimum standardn.güvenli minimum standart
- SAFE noten.SAFE senedi, SAFE sözleşmesi
- safe operating spacen.güvenli faaliyet alanı, güvenli yaşam alanı