ruffle
A1A2B1B2C1C2
/ˈrʌfəl/
/ˈrʌfəl/
-
1
(saçını) karıştırmak, dağıtmak, (tüylerini) kabartmak
To make something uneven or untidy.
-
She tried to ruffle her hair to look more casual.Daha rahat görünmek için saçlarını dağıtmaya çalıştı.
-
He smiled and ruffled the little boy's hair.Gülümseyip küçük çocuğun saçını karıştırdı.
-
-
2
dalgalandırmak
To disturb the smooth surface of water.
-
The wind began to ruffle the calm surface of the lake.Rüzgar gölün sakin yüzeyini dalgalandırmaya başladı.
-
A light breeze ruffled the surface of the pond.Hafif bir esinti göletin yüzeyini dalgalandırdı.
-
-
3
(birinin) canını sıkmak, telaşlandırmak, sinirlendirmek
To make someone annoyed, worried or upset.
-
Nothing seems to ruffle her, even on the busiest days.En yoğun günlerde bile hiçbir şey onu telaşlandırmıyor gibi.
-
His blunt comments ruffled a few feathers at the meeting.Açık sözlü yorumları toplantıda bazılarının canını sıktı.
-
Verb Forms Regular
Base
ruffle
/ˈrʌfəl/
Past
ruffled
/ˈrʌfəld/
Participle
ruffled
/ˈrʌfəld/
Spelling rule
Ends in ‑e: add ‑druffle → ruffled
Fiil -e ile bittiği için sonuna yalnızca -d eklenir.
Same rule: love → loved · live → lived · use → used
Pronunciation of -ed
/t/worked
/d/played
/ɪd/wanted
Fiil yumuşak (ötümlü) bir ünsüzle, /l/ sesiyle bittiği için -ed /d/ okunur; yeni hece eklenmez. ruffled /ˈrʌfəld/