right of way
A1A2B1B2C1C2
/raɪt əv weɪ/
/raɪt əv weɪ/
GeneralTransportation
- 1 geçiş üstünlüğü, geçiş önceliği uncountable
Definition (English)
The right to go first, before other vehicles, people or aircraft.
Example Sentences
-
Pedestrians have the right of way.Yayaların geçiş üstünlüğü vardır.
-
The car failed to yield the right of way.Araç yol vermedi.
-
An aircraft that is being overtaken has the right of way.Sollanan uçağın geçiş önceliği vardır.
GeneralLaw
- 1 geçiş hakkı, geçit hakkı countable
Definition (English)
The legal right to cross someone else's land, or the path you may use to do so.
Example Sentences
-
There is a public right of way across the farmer's field.Çiftçinin tarlasından geçen ve herkese açık bir geçiş hakkı var.
-
Walkers may use the old path because it is a right of way.Eski patika herkesin geçiş hakkı olan bir yol olduğu için yürüyüşçüler onu kullanabilir.
Phrases 44
See all- rightn.hak, sağ taraf
- rightadj.doğru, haklı
- rightadv.tam, hemen
- rightinterj.tamam, peki
- rightv.doğrultmak, düzeltmek
- right alignv.sağa hizalamak, sağa yaslamak
- right awayexpr.hemen, derhal
- RIGHT JOINn.RIGHT JOIN, sağ birleştirme
- right of accessn.erişim hakkı
- right of first refusaln.öncelikli satın alma hakkı, önalım hakkı
- right off the batidiomdaha en başından, hemen
- right stuffidiomgereken nitelikler, gereken cevher
- right to be forgottenn.unutulma hakkı
- right to bear armsn.silah taşıma hakkı, silah edinme hakkı