retire
A1A2B1B2C1C2
/ˌriˈtaɪər/
/rɪˈtaɪə/
-
1
emekli olmak
To leave working life for good, often because of age or poor health.
-
My father plans to retire next year.Babam gelecek yıl emekli olmayı planlıyor.
-
Most people in this country retire at sixty-five.Bu ülkede çoğu insan altmış beş yaşında emekli olur.
-
-
2
(sporu) bırakmak, spor kariyerini noktalamak Sports
To stop playing a sport or competing professionally.
-
The tennis star retired at the age of thirty-five.Tenis yıldızı otuz beş yaşında tenisi bıraktı.
-
He retired from football after a serious knee injury.Ciddi bir diz sakatlığından sonra futbolu bıraktı.
-
-
3
(başka odaya) çekilmek, yatmaya gitmek Formal
To go to another room or to bed.
-
After dinner, the guests retired to the living room.Yemekten sonra misafirler oturma odasına çekildi.
-
She retired to bed early with a good book.Elinde güzel bir kitapla erkenden yatmaya gitti.
-
Verb Forms Regular
Base
retire
/ˌriˈtaɪər/
Past
retired
/ˌriˈtaɪərd/
Participle
retired
/ˌriˈtaɪərd/
Spelling rule
Ends in ‑e: add ‑dretire → retired
Fiil -e ile bittiği için sonuna yalnızca -d eklenir.
Same rule: love → loved · live → lived · use → used
Pronunciation of -ed
/t/worked
/d/played
/ɪd/wanted
Fiil yumuşak (ötümlü) bir ünsüzle, /r/ sesiyle bittiği için -ed /d/ okunur; yeni hece eklenmez. retired /ˌriˈtaɪərd/
Synonyms
stop workingbow out