raid
A1A2B1B2C1C2
/reɪd/
/reɪd/
-
1
baskın, polis baskınıcountable Law
A surprise visit by police to search a place or arrest people.
-
The police conducted a raid on the warehouse.Polis depoya baskın düzenledi.
-
Several people were arrested in a dawn raid.Şafak baskınında birkaç kişi gözaltına alındı.
-
-
2
askerî baskın, akıncountable Military
A short surprise attack on an enemy area by soldiers, ships or aircraft.
-
Coastal towns built tall towers to watch for raids from the sea.Kıyı kasabaları denizden gelecek akınları gözlemek için yüksek kuleler inşa etti.
-
The old castle walls protected the town from raids.Eski kale surları kasabayı akınlara karşı korurdu.
-
-
3
soygun, yağmacountable
An act of entering a place to steal things, or humorously to take food.
-
The bank raid lasted less than five minutes.Banka soygunu beş dakikadan kısa sürdü.
-
The children made a raid on the cookie jar.Çocuklar kurabiye kavanozunu yağmaladı.
-