radar
A1A2B1B2C1C2
/ˈreɪˌdɑr/
/ˈreɪdɑː/
GeneralTechnology
- 1 radar countable or uncountable
Definition (English)
A system that uses radio waves to find the position and speed of objects.
Example Sentences
-
The plane appeared on the radar screen.Uçak radar ekranında belirdi.
-
Air traffic controllers use radar to track aircraft.Hava trafik kontrolörleri uçakları izlemek için radar kullanır.
Figurative
- 1 gündem, dikkat alanı uncountable
Definition (English)
If something is on your radar, you are aware of it or thinking about it.
Example Sentences
-
Moving abroad isn't really on my radar right now.Yurt dışına taşınmak şu an pek gündemimde değil.
-
He tried to stay under the radar.Dikkat çekmemeye çalıştı.
Collocations
on the radarradar screenradar signalradar systemradar detectionradar operator
Phrases 29
See all- radar airspacen.radarlı hava sahası
- radar attenuationn.radar zayıflaması
- radar chartn.radar grafiği, örümcek ağı grafiği
- radar contactn.radar teması, radarla tanımlanma
- radar cross sectionn.radar kesit alanı, RCS
- radar gainn.radar kazancı
- radar handoffn.radar devri, radar devir teslimi
- radar identifiedadj.radarda tanımlanmış, radar tanımlı
- radar lockn.radar kilidi
- radar returnn.radar yankısı
- radar separationn.radar ayırması
- radar service terminatedexpr.radar hizmeti sona erdi, radar hizmeti sonlandırıldı
- radar shadown.radar gölgesi
- radar SIDn.radar vektörlü SID, radar vektörlü kalkış prosedürü