public transportation
A1A2B1B2C1C2
/ˈpʌblɪk ˌtrænspərˈteɪʃən/
/ˈpʌblɪk trænspɔːˈteɪʃən/
GeneralTransportation
- 1 toplu taşıma uncountable
Definition (English)
(American English) Buses, trains, and other vehicles available to the general public.
Example Sentences
-
She takes public transportation to work every day.Her gün işe toplu taşımayla gider.
-
Public transportation is cheaper than driving in the city.Toplu taşıma, şehirde araba kullanmaktan daha ucuzdur.
Phrases 54
See all- publicn.halk, kamu
- publicadj.kamusal, halkla ilgili
- public accessn.halka açık erişim, halkın girişi
- public accommodationn.halka açık hizmet yeri, kamuya açık işletme
- public addressn.anons sistemi, seslendirme sistemi
- public administrationn.kamu yönetimi, kamu idaresi
- public apologyn.kamuoyu özrü, halka açık özür
- public awarenessn.kamuoyu farkındalığı, toplumsal farkındalık
- public cloudn.genel bulut, herkese açık bulut
- public companyn.halka açık şirket
- public debtn.kamu borcu, devlet borcu
- public diplomacyn.kamu diplomasisi
- public disclosuren.kamuya açıklama, kamuoyuna duyurma
- public displayn.kamuya açık sergileme, herkesin önünde gösterme