phone box
A1A2B1B2C1C2
/foʊn bɑks/
/fəʊn bɒks/
- 1 telefon kulübesi countable
- 2 telefon kutusu countable
Definition (English)
- A small public shelter with a telephone in it.
- A secure box or container designed to lock away mobile phones.
Example Sentences
-
I called my mum from a phone box near the station.Annemi istasyonun yakınındaki bir telefon kulübesinden aradım.
-
Red phone boxes are a famous sight in British towns.Kırmızı telefon kulübeleri İngiliz kasabalarının ünlü simgelerindendir.
-
Put your phone in the phone box during the meeting.Toplantı sırasında telefonunu telefon kutusuna koy.
-
The school uses a phone box to limit distractions.Okul dikkat dağıtıcı unsurları sınırlamak için bir telefon kutusu kullanıyor.
Phrases 22
See all- phonev.(birini) aramak, telefon etmek
- phonen.telefon, cep telefonu
- phone addictionn.telefon bağımlılığı
- phone billn.telefon faturası
- phone boothn.telefon kulübesi, telefon kabini
- phone casen.telefon kılıfı
- phone curfewn.telefonu kapatma saati, telefon yasağı
- phone dietn.telefon diyeti, telefon kullanımını azaltma
- phone fastn.telefon orucu, telefonu bırakma
- phone patchn.telsiz-telefon bağlantısı
- phone screenn.telefonla ön görüşme, telefon mülakatı
- phone surveyn.telefon anketi, telefonda anket
- phone tagn.birbirini telefonda yakalayamama, telefonda kovalamaca
- phone verificationn.telefon doğrulaması