A better you
with better words.

Find the right word.
Understand it completely.

penury

/ˈpɛnjʊri/ /ˈpɛnjʊri/
noun
Formal
  1. 1 yoksulluk, sefalet

Definition (English)

The state of being extremely poor.

Example Sentences

  1. The famous poet died in penury, having spent everything he earned on travel and books.
    Ünlü şair, kazandığı her şeyi seyahate ve kitaplara harcadığı için sefalet içinde öldü.
  2. Without a proper pension system, many elderly people could face a retirement of penury.
    Düzgün bir emeklilik sistemi olmazsa pek çok yaşlı insan yoksulluk içinde geçen bir emeklilik dönemiyle karşı karşıya kalabilir.