organizer
A1A2B1B2C1C2
/ˈɔrgəˌnaɪzər/
/ˈɔːgəˌnaɪzə/
General
- 1 organizatör, düzenleyen kişi countable
Definition (English)
A person who plans and arranges an event or activity.
Example Sentences
-
The organizer of the event did a great job.Etkinliğin organizatörü harika bir iş çıkardı.
-
She's a brilliant organizer; everything is always perfect.O harika bir organizatör; her şey hep mükemmeldir.
GeneralHousehold
- 1 düzenleyici, eşya düzenleyici countable
Definition (English)
A box, bag or folder with spaces for keeping small things in order.
Example Sentences
-
I bought a drawer organizer to keep my socks tidy.Çoraplarımı düzenli tutmak için bir çekmece düzenleyicisi aldım.
-
This desk organizer has space for pens, paper and a phone.Bu masa düzenleyicisinde kalemler, kâğıtlar ve telefon için yer var.