Nutcracker
A1A2B1B2C1C2
/ˈnʌtˌkrækər/
/ˈnʌtkrækə/
General
- 1 fındıkkıran, ceviz kıracağı countable
Definition (English)
A tool used for cracking nuts.
Example Sentences
-
He used a nutcracker for the walnuts.Cevizleri kırmak için bir fındıkkıran kullandı.
-
Pass me the nutcracker so I can open these hazelnuts.Şu fındıkları kırabilmem için fındıkkıranı bana uzatır mısın?
GeneralDance
- 1 Fındıkkıran Balesi
Definition (English)
A popular ballet by Tchaikovsky, often performed at Christmas.
Example Sentences
-
The Nutcracker is a famous ballet.Fındıkkıran ünlü bir baledir.
-
We take the children to see The Nutcracker every December.Çocukları her aralık ayında Fındıkkıran Balesi'ni izlemeye götürüyoruz.
Collocations
wooden nutcrackermetal nutcracker