national
A1A2B1B2C1C2
/ˈnæʃənəl/
/ˈnæʃənəl/
-
1
vatandaş, uyruklu kişicountable
A citizen of a particular country, especially one who lives in another country.
-
Many foreign nationals work in the city's hospitals.Şehrin hastanelerinde pek çok yabancı uyruklu kişi çalışıyor.
-
She is a British national living in Turkey.Türkiye'de yaşayan bir İngiliz vatandaşı.
-
-
2
ulusal gazetecountable
A newspaper that is sold in every part of a country.
-
The story was on the front page of all the nationals.Haber bütün ulusal gazetelerin ön sayfasındaydı.
-
He writes a weekly column for one of the nationals.Ulusal gazetelerden birinde haftalık köşe yazısı yazıyor.
-
-
3
ulusal şampiyonacountable Informal
A competition for teams or players from all over a country; used as 'nationals'.
-
Our swimming team qualified for nationals this year.Yüzme takımımız bu yıl ulusal şampiyonaya katılmaya hak kazandı.
-
She won a silver medal at the nationals.Ulusal şampiyonada gümüş madalya kazandı.
-
Synonyms
Collocations
foreign nationala national of a countryBritish nationalthe nationalsqualify for nationals
Phrases 16
See all- national airspacen.ulusal hava sahası, millî hava sahası
- national carriern.ulusal havayolu şirketi
- national dayn.millî gün, ulusal bayram
- national debtn.devlet borcu, ulusal borç
- national holidayn.resmî tatil, ulusal tatil
- national IDn.kimlik kartı, ulusal kimlik kartı
- national lotteryn.ulusal piyango
- national monumentn.ulusal anıt, milli anıt
- national newspapern.ulusal gazete
- national parkn.milli park
- national priden.ulusal gurur, milli gurur
- national securityn.ulusal güvenlik, milli güvenlik
- national security lettern.ulusal güvenlik mektubu
- nationaladj.ulusal, ülke çapında