minnow
A1A2B1B2C1C2
/ˈmɪnoʊ/
/ˈmɪnəʊ/
General
- 1 golyan balığı, küçük tatlı su balığı countable
Definition (English)
A very small freshwater fish.
Example Sentences
-
A school of minnows darted away from the larger fish.Bir golyan sürüsü, daha büyük balıktan hızla uzaklaştı.
-
The fisherman caught several minnows to use as bait.Balıkçı, yem olarak kullanmak için birkaç golyan yakaladı.
Figurative
- 1 küçük balık, zayıf rakip countable
Definition (English)
A small or unimportant person, company or team, especially compared with bigger ones.
Example Sentences
-
The village team, the minnows of the league, beat the champions.Ligin küçük balığı olan köy takımı, şampiyonu yendi.
-
In the world of banking, this firm is still a minnow.Bankacılık dünyasında bu firma hâlâ küçük bir balık.
Collocations
a school of minnowsminnow baitfootball minnows