merry
A1A2B1B2C1C2
/ˈmɛri/
/ˈmɛri/
General
- 1 neşeli, şen
Definition (English)
Cheerful and lively, full of fun and laughter.
Example Sentences
-
The children were merry and loud.Çocuklar neşeli ve gürültülüydü.
-
Merry Christmas and a happy new year.Mutlu Noeller ve iyi yıllar.
Informal
- 1 çakırkeyif
Definition (English)
Slightly drunk.
Example Sentences
-
After two glasses of wine, everyone was getting a bit merry.İki kadeh şaraptan sonra herkes biraz çakırkeyif olmaya başlamıştı.
-
Dad was feeling rather merry after the office party.Babam ofis partisinden sonra epey çakırkeyifti.