media
A1A2B1B2C1C2
/ˈmidiə/
/ˈmiːdiːə/
-
1
medya, basın, basın yayın organlarıuncountable
Television, radio, newspapers and the internet, as ways of giving news and information to the public.
-
The media has covered the event extensively.Medya olayı geniş biçimde haberleştirdi.
-
The singer tries to stay away from the media.Şarkıcı medyadan uzak durmaya çalışıyor.
-
-
2
(ifade, iletişim) araçları, (sanatta) malzemecountable
The plural of medium: the ways or materials used to communicate or to create art.
-
The artist works in different media, including paint and photography.Sanatçı boya ve fotoğraf dahil farklı malzemelerle çalışıyor.
-
Teachers use a variety of media in the classroom.Öğretmenler sınıfta çeşitli araç ve gereçler kullanır.
-
-
3
(depolama) ortamıcountable Information Technology
Materials such as disks or memory cards on which computer data is stored.
-
Back up your files on external storage media.Dosyalarınızı harici depolama ortamlarına yedekleyin.
-
Old media such as floppy disks are hard to read today.Disket gibi eski depolama ortamlarını bugün okumak zor.
-
Synonyms
Collocations
the mediamass mediasocial mediathe news mediathe local mediamedia coveragemedia attentiona media outletin the mediamedia studiesstorage media
Phrases 25
See all- media bedn.substrat yatağı, ortam yatağı
- media briefingn.basın brifingi, basın bilgilendirme toplantısı
- media coveragen.medyada yer alma, medya ilgisi
- media hypen.medya abartısı
- media interestcolloc.medyanın ilgisi
- media kitn.medya kiti, basın kiti
- media listn.medya listesi, basın listesi
- media monitoringn.medya takibi, medya izleme
- media pitchn.haber önerisi, medya sunumu
- media reportsn.basında çıkan haberler
- media rightsn.medya hakları
- media streamn.medya akışı
- media trainingn.medya eğitimi
- attract media attentioncolloc.medyanın dikkatini çekmek