loose-leaf
A1A2B1B2C1C2
/lus lif/
/luːs liːf/
General
- 1 yaprakları takılıp çıkarılabilen, halkalı
Definition (English)
Having pages that can easily be added or removed.
Example Sentences
-
Keep your notes in a loose-leaf binder.Notlarını halkalı bir klasörde tut.
-
The manual is loose-leaf, so new pages can be added.Kılavuzun yaprakları takılıp çıkarılabiliyor, böylece yeni sayfalar eklenebiliyor.
GeneralFood
- 1 dökme (çay), yaprak (çay)
Definition (English)
Of tea, sold as loose leaves rather than in tea bags.
Example Sentences
-
I prefer loose-leaf tea for its better flavour.Daha iyi lezzeti için dökme çayı tercih ederim.
-
This shop sells many varieties of loose-leaf tea.Bu dükkân birçok çeşit dökme çay satıyor.
Collocations
loose-leaf tealoose-leaf binderloose-leaf paperloose-leaf folder
Phrases 11
See all- looseadj.bol, gevşek
- loosev.salıvermek, serbest bırakmak
- loose formationn.seyrek diziliş, geniş aralıklı kol
- loose leaf tean.dökme çay
- loose leashn.gevşek tasma
- loose moneyn.bol para, parasal bolluk
- loose partsn.açık uçlu materyaller, serbest parçalar
- loose parts playn.açık uçlu materyallerle oyun, serbest malzeme oyunu
- loose snown.gevşek kar
- loose toothn.sallanan diş
- break loosephr.v.(bağından) kurtulmak, serbest kalmak