locked in
A1A2B1B2C1C2
/lɑkt ɪn/
/lɒkt ɪn/
General
- 1 (bir şeye) bağlı kalmış, mahkûm
Definition (English)
Unable to get out of or change an agreement or situation.
Example Sentences
-
We are locked in to a two-year phone contract.İki yıllık bir telefon sözleşmesine bağlı kaldık.
-
Many workers feel locked in to jobs they do not enjoy.Pek çok çalışan, sevmediği işlere mahkûm olduğunu hissediyor.
GeneralAviation
- 1 kilitlenmiş
Definition (English)
In aviation, having captured and now following a signal such as the glideslope.
Example Sentences
-
The aircraft is now locked in on the glideslope.Uçak artık süzülüş yoluna kilitlendi.
-
We are locked in; prepare for landing.Kilitlendik, inişe hazırlanın.
Synonyms
locked oncaptured
Phrases 7
See all- locked jawn.çene kilitlenmesi, ağzını açamama
- locked wheeln.kilitli tekerlek
- locked wheel protectionn.kilitli tekerlek koruması
- down and lockedexpr.aşağıda ve kilitli
- locked-in raten.sabitlenmiş oran, sabit oran
- locked-in syndromen.kilitlenme sendromu
- up and lockedadj.yukarıda ve kilitli, tamamen toplanmış