living wage
A1A2B1B2C1C2
/ˈlɪvɪŋ weɪdʒ/
/ˈlɪvɪŋ weɪdʒ/
- 1 geçim ücreti, yaşam ücreti countable
Definition (English)
A wage high enough to maintain a normal standard of living.
Example Sentences
-
Activists are fighting for a living wage.Aktivistler geçim ücreti için mücadele ediyor.
-
The company does not pay a living wage.Şirket geçim ücreti ödemiyor.
Phrases 34
See all- livingadj.canlı, hayatta olan
- livingn.geçim, ekmek parası
- living booksn.yaşayan kitaplar
- Living Buildingn.Yaşayan Bina
- living expensescolloc.geçim masrafları, yaşam giderleri
- living expensesn.yaşam giderleri, geçim masrafları
- living foodn.canlı gıda, çiğ gıda
- living incomen.yaşam geliri, geçim geliri
- living it upidiomhayatın tadını çıkarmak, çılgınca eğlenmek
- living kitchenn.yaşayan mutfak, çiğ mutfak
- living labn.yaşayan laboratuvar
- living machinen.biyolojik arıtma tesisi, yaşayan makine
- living roomn.oturma odası
- living standardsn.yaşam standartları, hayat standardı